Dikkat! Bu bölümde yazılan anomalileri okumak
ve incelemek sizleri incitebilir,
korkutabilir.
İsterseniz bu bölümü atlayıp web sitemin diğer bölümlerine geçebilirsiniz.
Yok ben başka yerde de olsa arayıp, bulup, okuyacağım diyorsanız o zaman buyurun...
Zaten ben yazsam da yazmasam da bu hastalıklar yeryüzünden de, internetten de kaybolmayacak.

***

Yukarıda resmi görülen üstüste binmiş parmaklar ultrason muayenesi sırasında kontrol etmeye çalıştığımız anomaliler arasındadır. Bu durumdaki eller çoğu kez elleri unutturacak daha önemli anomalilerin varlığını işaret ediyor olabilir.

Aslında oldukça seyrek görülen diğer el anomalileri, örneğin fazla parmak, ellerin bazen kolların bir kısmının, veya bazen tamamının doğuştan yokluğu bizim için oldukça önemli bir etik sorun oluşturmaktadır.

Doğrusunu siz biliyorsanız söyleyin. Aslında sizin doğrunuz herkesin sorununu çözmez, çünkü "size göre" doğru... Örneğin iki kolu olmayan bir bebeği düşükle sonuçlandırmak acımasızlık mı? Ya da aksine doğmasına engel olmamak acımasızlık mı? Aklî melekelerinde hiç bir sorunu olmayan bebek, ya diyorsa ki: "Bırakın doğayım, benim de yaşama hakkım var." Nereden bileceğiz? Ya da tam tersine diyorsa ki, "Kendinizi benim yerime koyun, böyle bir hayata katlanabilir miydiniz? Bırakın doğmayayım." Kolay soru mu?

Hadi buna zor belâ bir karar verebildiniz. Öyleyse ikinci soru: İki kolu  değil de sadece bir kolu yoksa? Cevaplayabildiyseniz, üçüncü soru: Sadece sağ eli yoksa? Dördüncü soru: Eller tamam ama parmaklar birbirine yapışıksa?

Var mı cevaplarınız? Umarım bu soruların cevabını bir gün sizden karar olarak istemek zorunda kalmayız.

Ben karar vermek zorunda kalsam ne derdim acaba? Sanırım bunca yıllık meslek hayatımda gördüğüm anomaliler ve üç çocuk büyütmüş bir baba olmanın birikimi ile bazı acıların hiç başlamaması için "acı reçete"yi seçerdim... Ama bilmem doğrusu mudur? Kimseye akıl verecek, hele fetva verecek durumda değilim... Bir aklım ve iradem sadece benim yaşamıma zor yetiyor zaten...

Yukarıdaki etik soruları siz cevaplayamamış olsanız bile eski bir mahkeme sonucu var. Türkiye'den, yabancı ülkelerden değil. Anne-baba çocuklarının bir elinin olmadığını ultrasonda göremediği ve elsiz doğduğu için kadın-doğum hekimini dava etmişler. Mahkeme de şikayetçiyi, haklı bulup hekimi tazminata mahkum etmiş. Çünkü bebek doğduğunda anne, baba, anneanne, babaanne, büyükbabalar, vs hepsi çok üzülmüşler ve hepsi için ayrı ayrı manevi tazminat hesaba katılmış.

Kendi cevabınızı düşünün, yukarıdaki davayı düşünün, bir de aşağıdaki hayatı düşünün. Yorum sizin!.. Yorumlayabilirseniz tabii...

  
Kahramanmaraş'ta doğuştan 2 kolu olmayan 15 yaşındaki Beytullah Eroğlu, yüzme sporu ile hayata yeniden bağlandı. (Hikayesi Google'da...)